19 Şubat 2007 Pazartesi

ŞİİR-A

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z


ABUK SUBUKLUĞA DAİR

Güller mi solmuştu?

Yoksa ben renk körü mü olmuştum?

Körün gözü niye görmez,

Asık suratlının yüzü niçin gülmezdi?

Mandanın ağaçta uslu uslu duran yavrusunu,

Sinekler niçin kapardı sanki durup dururken?

Mutlu yaşamak o yavrucakların da

Hakkı değil miydi?

Tül perdeler mi Calgon ile yoksa

İnsanoğlu mu silahla daha iyi temizlenirdi.

Ne de olsa temizlik ta imandan yürüyerek gelirdi.

O kadar yol da boşuna gelinmezdi doğrusu.

Ispanak yemezsek

Barış Manço’nun ruhu gelir miydi?

Süt içmezsek rüyamıza girer miydi acaba?

Ben Leyla Teyze’lerin camını kırsam top oynarken,

Mahmut Amca duyunca benim kafamı kırar mıydı?

Ben neden bu kadar çok düşünüyorum?


ADSIZ

Elimde beyaz,masum bir menekşe buldum,

Bana gülümseyen.

Gelinliklerin en masumu kadar masum olan

Ve ilk yalanım gibi saf.

İki defa kokladım sanki,

Yılların özlemini,

Ta içime çekermiş gibi.

Ve ardından

Bir dikişte bitirdim hiçbir tat almadan.

Halbuki yıllardır oradaydı bir başına.

Etrafı viskilerle kaplıydı.

Baktığım halde göremez olmuştum şarabı

Ve bir gün bir şarap hastası çıkageldi,

Elinde kadehiyle.

Ama o bir dikişte içip bitirmedi.

Kokladı,kokladı,kokladı...


14’LÜ

Yıllardır uyurgezer misali dolanıyorum,

Bu dar kaldırımlarda.

Hani bizim yan yana,

Yürümememiz için yaptıkları.

Yapayalnızım ve çaresiz...

Başımda bir yığın bulut,

Baktığımda pamuklu şekere benzeyen,

Ve tepemden kara kara bakarak,

Gittiğim her yerde beni gözetleyen...

Günün başlığıysa şöyle:

‘Valentinos Day’

Ne demekse?

Önemli bir gün herhalde,

Ya da ağızda eriyen bir şeker,

Veya yeni bir gazete:

Doğruluğun simgesi olacak olan.

Ne olursa olsun.

Herkes öyle diyor.

Babam da biliyormuş zamanında.

Şimdiyse ‘V’harfini dahi hatırlamıyor.

Aklıma birden,

Ecnebi sevgilim geliyor,

Bodrum gecelerindeki,

Aşkımı O’na yalnız ikimiz otururken ,

Fısıldamayı bırak,

Haykırıyorum yüzlerce kişinin içinde.

‘Ich Hou Yan Je’

Ya da Melanie’nin ‘Ti Amo’su.

Onların da bana cevabı aynı:

‘Sani Seveyorom’.

Diller çatpat ya da,

Çat çut dahi olsa yürekler aynı.

Yüreklerden kütür kütür diye,

Bir ses geliyorsa ‘No problema’.

Dilde var ama yürekte kütür kütür olmazsa,

Ne işe yarar laf.

O ses de bir defa geldi zaten,

Ömrü hayatımda.

Ta yüreğimin derinliklerinden ama

Duyan olmadı.

Şiddetini artırıyor, artırıyor,artırıyor.

Kalbim sağır almak üzere şiddetinden,

Ve,

Bir daha hiçbir şey duymamak üzere.

Kendini imha etmeyi planlıyor.

Gören yok...

Kulaklarımsa parçalanmaya yelteniyor,

Duyan yok.

Burnumaysa yıllar önceki o koku geliyor,

İnanan yok.

Sanırım ki ben de yokum,

Bu pembe bulutlu ve de

Kırmızı güneşli yeryüzünde...

Herkesin kalbinde Şubat’ın 14’ü,

Benim elimdeyse altın kaplamalı 14’lü,

Bulutsuzluğun özlemini çeken ve

O bulutları gerekirse,

Tüm şarjörü dahi boşaltarak,

Temizleyecek olan...

Elveda...


AŞK NOTLARI

Aşk biter ve

Arkadaşlara verilir.

Arda kalan sevdanın,

Özenle yazılmış mektupları,

Aynen yazılıp,

Arkadaşların sevgililerine yollanmak üzere...



Hiç yorum yok: